Yükleniyor

GÜNEYDOĞU ANADOLU GAP TURU

Tur Programı

Siz değerli misafirlerimizle 22:00’da Sıhhiye Atatürk Lisesi Önünden rehberimizin bilgilendirmesi ile Diyarbakır’a hareket ediyoruz.

1.Gün

ULU CAMİ,CAHİT SITKI TARANCI MÜZESİ,HZ SÜLEYMANİYE CAMİ,SURLAR,ON GÖZLÜ KÖPRÜ HASANKEYF MİDYAT ÇARŞISI,MİDYAT KONUK EVİ,GÜMÜŞCÜ,PARFÜMCÜ,MARDİN

Diyarbakir da Hasanpaşa Hanı’nda kahvaltımızı alıyoruz Diyarbakır'da yer alan ve tarihi 1572 – 1575 yıllarına kadar uzanan Hasan Paşa Hanı, burada yer alan kitabe ye göre ilin Osmanlılar tarafından alınması üzerine o dönemde vali olan Sokullu Mehmet Paşa'nın oğlu Vezirza de Hasan Paşa tarafından yaptırıldığı bilinmektedir. Diyarbakır'ın merkez ilçelerinden biri olan Sur 'da yer alan han, tarih boyunca geçirdiği restorasyonlar dan sonra bugün hala tarihi havasını korumaya devam etmektedir. Hasan Paşa Hanı'n restorasyonu için hem dokusuyla uyumlu hem de sağlam bir yapıya sahip olan Horasan harcı kullanılmıştır. Hanın tam ortasında geniş bir avlu yer almakta olup, zamanında kervanların hayvanlarını barındıracaklar 'ı bodrum katındaki ahır dahil olmak üzere, üç katlı dikdörtgen planlıdır. Hanın üst katında odalar yer almaktadır.Bugün hem yerli hem de yabancı turistlerin oldukça ilgisini çeken Hasan Paşa Hanı' da bugün kahvaltıcı lar, restoranlar ve çeşitli süs ya da antika eşyaların satıldığı tarihi dükkanlar yer almaktadır.kahvaltı sonrası turumuza rehberimiz eşliğinde başlıyoruz ULU CAMİ Bahsettiğimiz bu tarihi camii Hz.Ömer (r.a) döneminde 639 yılında şehrin merkezindeki en büyük mabet olan Mar toma Kilisesinin bulunduğu yere yapılmıştır. Sonrasında ise 1091 yılında Büyük Selçuklu Hükümdarı Melikşah’ın emri ile büyük bir onarım gördüğünü, değişik dönemlerde çok kez tadilat ve eklentilerle bugünkü şeklini aldığını kitabelerin den haber almaktayız.Büyük Selçuklu hükümdarı olan Melikşah, Nisan oğulları ve İnal, Anadolu Selçuklu hükümdarı olan Gıyaseddin Keyhüsrev, Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan,Artuklu lar ve Osmanlı padişahlarının çoğuna ait kitabeler caminin muhtelif yerlerinde bize tarihimizi fısıldıyor.Hz. Süleyman Camii ve 27 Şehit Sahabe Hz. Süleyman Camii, Nisan oğlu Ebü'l Kasım tarafından 1155-1169 yılları arasında yaptırılmıştır. Cami bitişiğinde Osmanlılar döneminde yapılan Halid Bin Velid oğlu Süleyman ile Diyarbakır'ın Araplar tarafından alınışı sırasında şehit düşen diğer sahabelerin yattığı Meshed bulunmaktadır. Diyarbakır’ın fethi sırasında şehit olan Halid Bin Velid oğlu Süleyman dahil 27 sahabe bu bölgede, 13 sahabe ise surların farklı bir yerinde şehit oldu. Yaralanan Sultan Sasa’nın da 6 ay sonra şehit olmasıyla birlikte bölgeye toplam 41 sahabe defnedildi. Diyarbakır’da mezar yerleri kesin olarak bilinen 30 sahabenin 27'sinin kabri bu camide dir. Diyarbakır Cahit Sıtkı Tarancı Müzesi Diyarbakır Camikebir Mahallesi’nde yer alan Şair Cahit Sıtkı Tarancı’nın doğduğu ev, 1973 tarihinde şairin anısını yaşatmak ve ismini ebedîleştirmek amacı ile müzeye çevrilmiştir. Restorasyon ve teşhir tanzim çalışmaları tamamlanan müzede; Cahit Sıtkı Tarancı’nın şahsî eşyaları, el yazısı ile yazılmış mektupları, aile fotoğrafları ve kitaplarından oluşan zengin bir koleksiyon sergilenmekte.Diyarbakır surları dünya üzerinde Çin Seddi’nden sonraki en uzun duvar olarak kayıtlarda geçmektedir.Diyarbakır kalesini oluşturan iç kale ve dış kale surlarının şekli “Kalkan balığı” şekline benzemektedir.Yapıldığı dönemde eski Diyarbakır’ın tamamını içine alan bu surlar günümüze kadar sağlam kalmayı başarmış çok dayanıklı bir yapı olmuştur.Diyarbakır kalesi ve surları savunma amaçlı yapılmış bir yapıdır.Özellikle iç Kale yapıldığı günden günümüze değin yönetim merkezi olmuştur.Kesin olarak yapılış tarihi bilinmemekle birlikte yapılan araştırmalara göre bu surların tarihinin bölgenin yerli halkı olan Huriler tarafından M.Ö. 4000 ila 3000 yıl önce yapıldığı Bizans İmparatoru Costantine tarafından ise M.Ö. 349 yılında yenilendiği bilgisi bulunmaktadır.

Konaklama ARTUKLU KERVAN SARAY OTEL

2.GÜN

ESKİ MARDİN ÇARŞISI,DEYRUL ZAFARAN MANASTIRI,KASİMİYE MEDRESESİ

İsa’dan sonra 5. yüzyılda inşa edilen Deyrulzafaran Manastırı, muhteşem mimarisi yanında Süryani Kilisesi’nin önemli merkezlerinden biridir. 1932’ye kadar 640 yıl boyunca Süryani Ortodoks patrikleri nin ikametgah yeriydi Manastır.Mardin’in 4kilometre doğusunda, şirin bir dağ yamacında, Mardin Ovasına hakim bir noktadadır. Üç kattan oluşan Manastır 5. yüzyıldan başlayarak farklı zamanlarda yapılan eklentilerle bugünkü haline 18. yüzyılda kavuşmuştur. Farklı zamanlarda yapılan eklentilere rağmen Manastır’ın adeta tek bir zamanda inşa edildiği havasını vermesi, bu eklenti binaları yapan mimarların ne kadar maharetli olduklarını gösteriyor.Manastır, Milattan önce Güneş Tapınağı, daha sonra da Romalılar ca kale olarak kullanılan bir kompleks üzerine inşa edildi. Romalılar bölgeden çekilince Aziz Şleymun bazı azizlerin kemiklerini buraya getirterek kaleyi manastıra çevirdi. Bu nedenle Manastır, önceleri Mor Şleymun Manastırı olarak bilini- yordu. Mardin ve Kefertüth Metropoliti Aziz Hananyo’nun 793 yılından başlayarak büyük bir tadilat yapmasından sonra Ma-nastır onun adıyla, Mor Hananyo Manastırı olarak bilindi. 15. yüzyıldan sonra da Manastır’ın etrafında yetişen zafaran (safran) bitkisinden dolayı Manastır, Deyrul-zafaran (Safran Manastırı) adı ile anılmaya başlandı.Kubbeleri, kemerli sütunları, ahşap el işlemeleri, iç ve dış mekanlardaki taş nakışları ile insanın ilgisini çeken Deyrulzafaran Manastırı, uzun tarihi boyunca Süryani Kilisesi’nin dini eğitim merkezlerinden biriydi. Bölgeye ilk matbaayı getiren kişi de yine bu Manastır’da patriklik yapan ve 1895’te vefat eden 4. Petrus’tur. 1874 yılında İngiltere’ye yaptığı bir ziyaret sırasında satın aldığı matbaayı 1876 yılında Manastır’a getirtti. Matbaada 1969 yılına kadar başta Süryanice olmak üzere Arapça, Osmanlıca ve Türkçe kitaplar ile 1953’e kadar Öz Hikmet adında aylık bir dergi basılıyordu. Matbaadan geriye kalan parçaların bir kısmı Manastır’da diğer bir kısmı da Mardin’deki Kırklar Kilisesi’nde sergilenmektedir.Manastır bugün de Süryani Kilisesi’nin önemli dini merkezlerinden biridir. Mardin Metropoliti’nin ikametgahı olan Deyrulzafaran Manastırı, dünyanın dört bir yanına dağılmış Süryaniler tarafından dua ve bereket almak için ziyaret edilir. Yine binlerce yerli ve yabancı turist, kısa veya uzun bir yol kat ederek Manastır’ı ziyaret etmektedirler.Mardin il merkezinin güneybatısında yer alan tarihi yapı. güneyde mezapotamya ovasına açık bir cepheye sahip olan medrese, Mardin yapılarının en büyüklerindendir. yapı kompleksi medrese, cami ve bir zaviyeden oluşmaktadır. kitabesi bulunmayan bu medresenin yapımına artukoğulları döneminde başlandığı ve akkoyunlular döneminde, sultan kasım tarafından 1487-1502 yılları arasında tamamlatıldığı kabul edilmektedir. kasımiye medresesi açık avlulu, tek veya iki eyvanlı şemaya bağlı olarak inşa edilmiş iki katlı, kesme taş ve tuğlanın bir arada kullanıldığı bir yapıdır.

Konaklama ARTUKLU KERVAN SARAY OTEL

3.GÜN

ŞANLIURFA, GÖBEKLİ TEPE,HARAN OVASI,HZ EYÜP PEYGAMBER MAKAMI,HZ İBRAHIM MAKAMI,BALIKLIGÖL KONAKLAMA URFA URHAY OTEL

Otelimizde alacağımız kahvaltı sonrasında Tarihin sıfır noktası olan Göbekli Tepe’ye hareket ediyoruz.Gezimiz ardından Şanlıurfa merkez’e hareket ediyoruz.İlk olarak yöresel öğle yemeğimizi alıyoruz.Ardından  Şanlıurfa’yı keşfetmeye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Balıklı Göl, Halil Rahman Gölü, Rızvaniye  Camii, Mevled - i Halil Camii’ni ziyaret ettikten sonra sıra Şanlıurfa’nın çarşılarına gelecek. Sipahiler Çarşısı, Bakırcılar Çarşısı, Kazaz Pazarı ve Gümrük Han gezeceğimiz noktalardan bazılarını oluşturuyor. Şehrin en büyük ve eski camisi ve aynı zaman da bir dönem kilise olarak kullanılan Ulu Camii gezimizi yapıyoruz.  Ulu camii gezimizin ardından Şanlıurfa’nın tarihi çarşı ve pazarlarını gezip alışveriş yapma fırsatımız oluyor.Sonrasında Şanlıurfa’nın en popüler ilçesi olan Harran’a doğru hareket ediyoruz.. Burada ilk Anadolu’da kurulan İlk İslam Medresesi’ni (Harran Üniversitesi) geziyoruz. Gezimiz ardından eski Harran evlerinden birini ziyaret ediyoruz. Ziyaretimiz ardından Harran’dan ayrılarak otelimize geçiyoruz. 

Konaklama URFA URHAY OTEL

4.GÜN

HALFETİ,GAZİANTEP ESKİ CARŞISI,ZEUGMA MOZAİK MÜZESİ, KONAKLAMA GAZİANTEP KULE OTEL

Otelimizde alacağımız kahvaltı sonrasında, Birecik'e doğru yola çıkıyoruz.Dünyada nesli tükenmekte olan kelaynak kuşlarını görüyoruz. Kısa bir gezi ardından Halfeti'ye doğru yola çıkıyoruz. Varışımız ardından 2000 yılında Fırat Nehri üzerine inşa edilen Birecik Baraj Göleti altın da kalan bölgeyi ve tarihi Rum kaleyi  kuşbakışı gören bir teras üzerinden fotoğraflıyoruz. Ardından Yaklaşık 90 dakikalık bizlere özel tekne turu ile Fırat Nehri üzerinde dar vadide birbirinden güzel fotoğraflar çekiyoruz. Asur medeniyetinden beri kullanılan Rum kale ve batık köy Savaşan köyü ve Halfeti’yi gezip tarihleri hakkında bilgi alıyoruz. Tekne turumuzun ardından Fırat Nehri’ni seyrederek çayımızı yudumluyoruz. Sonrasında Gaziantep'e hareket ilk ziyaret noktamız Zeugma Mozaik Müzesi olacak. 2011 yılında açılmış olan, 1700 metrekare büyüklüğü ile dünyanın en büyük mozaik müzesi olan Zeugma Mozaik Müzesi iki bin yıllık mozaiklere ev sahipliği yapmakta. Müzede Birecik Barajı kurtarma kazılarında gün ışığına çıkarılan Okeanos ve Tethys Mozaiği, Posedion Mozaiği, Akhileus Mozaiği gibi antik çağa ait birbirinden değerli eserleri görürken Çingene Kızı gibi dünyaca tanınmış eşsiz bir eseri ziyaret edip rehberimizden bilgi alıyoruz.Zeugma Müzesi ziyaretimizin ardından kalenin etrafındaki hayat..Onlarca han ve çarşısı, şehrin ortasında küçük bir tepeye kurulu kalesi, taş evlerden oluşan mahalleleri. Milli Mücadele döneminde kahramanlıklarıyla ün salmış tarihi dokusu. Şehrin orta yerinde 25 metre yükseklikte bir dolgu tepe üzerine kurulu olan kalenin 6 bin yıllık bir geçmişi olduğu düşünülüyor. Gezimize Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Panoraması Müzesi ile devam ediyoruz. Ardından alışkın olmadığımız müze tarzlarında bir ilki yaşatacak olan Hamam Müzesi, Mutfak Müzesi ziyaretlerimizi gerçekleştiriyoruz. Sonrasında lezzetleri tadabilmeniz için kısa bir serbest zaman. Verilen lezzet molasından sonra Antep Kültür Yolu üzerinde bulunan Gümrük Han, Millet Han ve Zincirli BedestenTütün Han, Bakırcılar Çarşısı gezilerimizi gerçekleştiriyoruz. Gezilerimiz ardından yöresel alışverişlerimiz için serbest zaman veriyoruz. Serbest zaman sonrası günün yorgunluğunu atmak için kahve molası vereceğimiz tarihi 400 yıl öncesine dayanan Tahmis Kahvesi. Kıraathaneyi enfes kahvemizi yudumlarken inceleme fırsatı buluyoruz. Kahve molası sonrası konaklamamız için otelimize gidiyoruz. 

Konaklama GAZİANTEP KULE OTEL

5.GÜN

GAZİANTEPDEN AYRILIP HATAY YOL ALIYORUZ HARBİYE ŞELALERİ,ANTAKYA CARŞISI,HABİB-İ NECCAR CAMİİ

Baybars zamanında eski bir tapınağın yerine yapılan cami, IX. yüzyılda depremden zarar gördüğü için yeniden yapılmış ve minare eski şeklini korumuştur. Kitabesinde yeniden yapım tarihi olarak hicri 1275 yazmaktadır. Caminin bir köşesinde, Hz. İsa tarafından gönderilen resullere ilk defa inanan ve onları korurken şehit olan Habib Neccar'ın türbesi vardır. Habib-i Neccar , Ms. 40 lı yıllarda Antakyada yaşamıştır. Roma döneminde antakya halkı putperest olduğu için, Cenab-ı Hak Hz. İsa 'ya Antakya halkı için iki resul göndermesini emreder. Hz. İsa antakya halkı için 2 resul, daha sonrada bir resul daha gönderir. Resulların halkı İrşada devam etmesine ilk inanan Habib-i neccar olur. Antakya lılar bu olaya inanmayarak, resulleri taşlayarak öldürmeye karar verirler. Habib-i neccar uzaklardan koşup gelerek, resullerin doğru söylediklerini ve onlara inanmaları gerektiğini söyler. Burada bulunan putperestler Habib-i neccar 'a bunlar seni kandırmışlar, ya eski dinine dönersin yada ölürsün şeklinde tehdide başlarlar. bu müritler dediklerini yaparak. Habib-i neccar ı öldürürler, Habib-i neccar ın şehit edilmesi ile ilgili bir çok rivayet vardır. Bunların en yaygın olanı ve halkın anlattığı olay şöyledir: Habib-i neccar ın başı Silpiyus dağında ayrılır. vücuttan ayrılan baş, yuvarlanarak bugün cami ve türbesi bulunan yere gelir (bugün vücudu şehit edildiği mağarada başı ise caminin yanında bulunan türbededir) Başka bir rivayete görede ,Habib-i neccar kopan başını koltuğu arasına almış, Kur'an dan ayetler okuyarak bir süre dolaşmış ve bugün türbesi bulunan yere kadar gelerek, buraya düşmüştür.Hataydan ayrılıp Adana'ya yol alıyoruz KONAKLAMA ADANA Süleyman demirel caminin 50 metre ötesinde sabah namazı kılmak isteyenler süleyman demirel camide kılabilirler.

Konaklama ADANA 

6.GÜN

Sabah kahvaltı sonrası otelden ayrılıp TARSUS YEDI UYUYANLAR MAĞARASI DİĞER ADI ESHAB-I KEYF,TARSUS ŞELALESi gezilerimizle birlikte Ankara’ya dönüş için yola çıkıyoruz.Verilen molalar ve araç içi ikramlar ile birlikte Ankara’ya varış ve turumuzun sonu.

 

Ücrete Dahil Olan Hizmetler

5 GECE OTEL KONAKLAMASI

5 SABAH KAHVALTISI

4 AKŞAM YEMEĞI

LÜX ARAÇLARLA ULAŞIM

SEYEHAT SİGORTASI

REHBER

Ücrete Dahil Olmayan Hizmetler

ILK SABAH KAHVALTISI

HASANKEYF TENE TURU

HALFETİ TEKNE ÜCRETİ

MÜZE ÖREN YERLERİ

SIRA GECESI

ÖGLE YEMEKLERİ ve YEMEKLERDE ALINAN İÇEÇEKLER

KİŞİSEL ALIŞVERİŞLER

Tur Kalkış Yerleri : ANKARA

7/24 Online
Destek İçin Tıklayınız